YETİŞSİN GAYRI
Bire koç yiğitler, mert oğlu mertler,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Pir Hacı Buhurlar, Mustafa Kurtlar,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Mehmet Kartal her oyunu denerdi,
Mehmet Sarı salto ile yenerdi,
Remzi Türkmen köprü kurar, dönerdi,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Gerçekleşsin seyircinin talebi,
Bayrağı diktirmek gerçek emeli,
Yetişsin çıraklar, olsun çelebi,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Kazanmak istersen sen de zaferi,
Ol pehlivan, meydanların nevheri,
Unutmadık Abdurrahman ÇAYLARI,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Sözlerimiz olsun daim ispatlı,
Döşünde yıldız, ayağı kispetli,
Bir şampiyon daha, hey İsmet ATLI,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Nice başpehlivan, nice güreşçi,
Mersinli şampiyon Ahmet Kireççi,
Kırkpınar’da olsun bir Ahmet TAŞÇI,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Yaylasında var armut ile alıç,
Ovasında olur portakal, turunç,
Kırkpınar şampiyonu Recep KILIÇ,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Azmederek hedeflere gel hele,
Ayhan Taşkın, bir Abuzer ol hele,
Kadirli gururu Adil ÖZKALE,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Güreş seyircimiz bundan çok dertli,
Pehlivan dalmalı, gayet süratli,
Bir dönem vardı bir Hüseyin ATLI,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Size dizerim ben inciler, mercan,
Elbet son bulacak yaşayan her can,
Kulak köyünden de bir Murat ERCAN,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Pehlivan idmanlı olmalı, diri,
Hazreti Hamza’dır onların piri,
Avrupa Şampiyonu Mehmet SARI,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Yiğit olan birbirini enseler,
Değişmem şana, dünyayı verseler,
Yüksekören’den hey Celal İNCELER,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Kötülüğe yanaşma, uzak dur, cay,
Çalışmadan meydanda haline vay,
Holli yetiştirdi bir Berkan ALPAY,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Geçen günler saysan geriye dönmez,
Çıraklar ustayı saygıdan yenmez,
Ustası Ahmet Can, Mustafa Dönmez,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Bu sevda benle mezara gitmeli,
Güreşe sevdalıyım, hem de deli,
İlyas KÖLÜK, bir de yeğeni Ali,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Bu iş yürek işi, hem de çok zor,
Spordur, sanattır, ilmek ilmek ör,
Sağlıklı köyünden İsmail TOR,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Daha saysam size kimler var, neler,
Bu dava benim sinemi deler,
Polis müdürüm var Remzi İNCELER,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Ya Allah, bismillah, meydana girer,
Peşrevini atar, rakibi yener,
Doğsun da yeniden bir Miktad BİRER,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Görmezsem sizi yüreğim sızlar,
Manalı olur âşıklarda sözler,
Cerit köyünden kardeş ERSÖZLER,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Babadan öğrendi meslek görece,
Çok mindere çıktı, aldı derece,
Huzurkent evladı Hamza ALACA,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Sabret yiğidim, serin ol, metin,
Etmez kimsenin boşa gıybetin,
Feke’li bir şampiyon Ersin ÇETİN,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Umudumuz çoktur Osman göçende,
Güreşti Tokyo’da daha geçende,
Yanıkkışla köylü İsa GÖÇEN’de,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Miktad’ım, bak saydı böyle velhâsıl,
Cins olan ırgına çekmeli asıl,
Geldi geçti evvel bir dönem fasıl,
Çukurovamızdan yetişsin gayrı.
Miktad BİRER
—
Değerli arkadaşlar,
Ölümlü dünyadayız. Bugün varız, yarın yokuz. Ama Adana güreş camiamıza yakışır, güzel bir şiir, güzel bir eser bıraktığımıza inanıyorum.
Unuttuklarımız kusura bakmasın.
Miktad BİRER’in şiirinde gerçekten Adana–Çukurova güreşinin hafızası, isimleri ve özlemi var. Özellikle her kıtanın sonunda tekrarlanan
“Çukurovamızdan yetişsin gayrı”
dizesi şiire güzel bir bütünlük kazandırıyor.
Emeğine sağlık Miktad BİRER Hocamızın.
