GÜREŞİYORUM
38. BOĞAZİÇİ KITALARARASI YÜZME YARIŞI
İKİ KITAYI SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ BULUŞTURDU…
Fevkalade… Müthiş bir ortamdayız.
Bugün, 38. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’ndaydık.
64 ülkeden 2.500’ün üzerinde yüzücü, İstanbul Boğazı’nın eşsiz atmosferinde Asya’dan Avrupa’ya kulaç attı.
Kanlıca’dan başlayan 6,5 kilometrelik mücadele, Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda sona erdi.
Ama bugün yalnızca bir yüzme yarışı izlemedik.
İstanbul’u izledik.
Türkiye’yi izledik.
Sporun birleştirici gücünü izledik.
1989 yılından bu yana düzenlenen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, artık yalnızca Türkiye’nin değil, dünya spor takviminin de kendine özgü ve prestijli organizasyonlarından biri haline gelmiş durumda.
Üstelik iki kıta arasında gerçekleştirilen bu eşsiz organizasyonun; İstanbul’un tanıtımı, kültürel ve tarihsel mirasının dünyaya aktarılması ve spor turizmi açısından taşıdığı değer tartışılmaz.
Organizasyon;
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Yüzme Federasyonu, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sponsorlar ve gönüllülerin ortak emeğiyle gerçekleştirildi.
Birlikte başarmanın güzel bir örneğini gördük.
Bugün Bakanımız
Sayın Dr. Osman Aşkın Bak,
Bakan Yardımcımız Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy,
TMOK Başkanımız Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, federasyon başkanlarımız,
TMOK mensupları, olimpiyat şampiyonlarımız ve spor camiasının değerli isimleriyle aynı ortamda bulunma fırsatımız oldu.
TMOK sağ olsun, bu güzel organizasyon için üyelerine davet mesajını iletti.
Biz de davete icabet ettik.
İyi ki gitmişiz.
Genellikle güreş müsabakalarına gideriz.
Bugün ise başka bir branşın içinden, spor organizasyonunun nasıl olması gerektiğine dair çok önemli bir tablo izledik.
Sabah Kuruçeşme’den gemiyle hareket ettik. Yaklaşık 07.30″ ‘da yola çıktık. Yarışın başladığı Avrupa Yakası’na ulaştık.
Start kornasıyla birlikte yüzücüler kendilerini Boğaz’ın sularına bıraktı.
Sonrasında ise kulaç kulaç Avrupa yakasına doğru muhteşem bir mücadele başladı.
Ve biz sonuna kadar oradaydık.
Noksan bir şey bulamadık.
Sporcu güvenliği, ulaşım, organizasyon, hakemlik, gönüllüler, tekneler, koordinasyon, ödül töreni…
Her şey büyük bir organizasyon disiplininin parçasıydı.
Bu vesileyle;
Genel Sekreterimiz Neşe Hanım ve ekibine,
Boğaziçi Yüzme Komitesi Başkanı ve ekibine,
gönüllülerimize,
hakemlerimize,
güvenlik ekiplerimize,
tüm kamu kurumlarına,
sponsorlara ve emeği geçen herkese
kocaman bir teşekkür ediyoruz.
Çünkü böyle bir organizasyon, yalnızca yüzücülerin kulaçlarıyla gerçekleşmiyor.
Arka planda yüzlerce insanın emeği var.
—
VE GELELİM 2036 İSTANBUL’A…
Bugün izlediğimiz organizasyon bize bir başka şeyi daha hatırlattı.
Bilindiği gibi Türkiye ve İstanbul olarak 2036 Olimpiyat Oyunları için adayız.
O halde bugün yapılan her uluslararası organizasyona biraz da bu gözle bakmamız gerekiyor.
Önümüzdeki süreçte ülkemizde gerçekleştireceğimiz uluslararası organizasyonlarda, en üst seviyedeki müsabakalarda;
Olimpiyat vurgusunu, Olimpiyat kültürünü ve Olimpik değerleri hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz.
Özellikle 2027 yılında İstanbul’un ev sahipliği yapacağı uluslararası organizasyonlarda, bu anlayışı doruk noktasına taşımalıyız.
Çünkü Olimpiyatlar sadece bir spor organizasyonu değildir.
Bir ülkenin organizasyon kabiliyetidir.
Şehrin marka değeridir.
Kültürdür.
Turizmdir.
Gönüllülüktür.
Spor kültürüdür.
Ve dünyaya verilen bir mesajdır.
Bugün Boğaziçi’nde bunun küçük bir örneğini değil, aslında çok güçlü bir provasını izledik.
İstanbul’dan dünyaya uzanan eşsiz bir spor hikâyesi…
—
KULAÇLARIN ARASINDAN BİRKAÇ NOT…
Kadınlar genel klasmanda;
🥇 Su İnal – 54:54
🥈 Ece Güven – 55:30
🥉 Gökçe Öztürk – 56:21
Erkekler genel klasmanda;
🥇 Selim Oğuz – 51:13
🥈 Doğukan Ulaç – 52:03
🥉 Mark Shrom – 52:39
Dereceye giren tüm sporcularımızı kutluyoruz.
Özellikle kadınlar şampiyonu Su İnal’ın “Hedefim Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları’na katılmak” sözünü ayrıca önemsiyoruz.
Erkekler şampiyonu Selim Oğuz’un da aynı hedefi paylaşması, bugün Boğaz’da kulaç atan gençlerimizin geleceğe nasıl baktığını göstermesi açısından çok değerli.
Los Angeles 2028…
Brisbane 2032…
İstanbul 2036…
Sporun hedefleri uzun solukludur.
Bugün atılan her kulaç, yarının hedeflerine bir adım daha yaklaşmaktır.
—
Ve son olarak…
Geleneksel fotoğraf karemizi de ihmal etmedik.
Genel Müdürümüz Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanımız Taha Akgül ve rahmetli İBB Başkanımız Kadir Topbaş’ın oğlu ile güzel bir hatıra bıraktık.
Bugün bir kez daha gördük ki;
Sporun dili tektir.
Minderde mücadele eden güreşçiyle Boğaz’da kulaç atan yüzücünün ortak noktası;
emek, disiplin, sabır, mücadele ve hedef…
İşte sporun güzelliği de burada.
Bugün Boğaziçi’nde;
İki kıta birleşti.
İki yaka birleşti.
Farklı ülkeler birleşti.
Farklı branşlar birleşti.
Ve hepsinden önemlisi;
İnsanlar sporun etrafında birleşti.
38. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm sporcularımızı kutluyoruz.
İyi ki davete icabet etmişiz.
İyi ki bugün burada olmuşuz.
İstanbul’dan dünyaya…
Sporla, Olimpiyat ruhuyla ve büyük hedeflerle…
🇹🇷 GÜREŞİYORUM…
