GÜREŞİYORUM; Cumartesi minderdeyiz.
ASTANA’DA DÜNYA GÜREŞ ŞAMPİYONASI HEYECANI! Üç stil, 30 millî sporcu, tek hedef: Türk güreşini zirveye taşımak…
Türk güreşinde yine büyük bir heyecan, büyük bir mücadele ve büyük bir sınavın eşiğindeyiz.
24 Ekim–1 Kasım 2026 tarihleri arasında Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenecek Büyükler Dünya Güreş Şampiyonası’nda dünyanın en iyi güreşçileri mindere çıkacak. Grekoromen stil, kadınlar ve erkekler serbest stilde dünya şampiyonları belli olacak.
Ay-yıldızlı bayrağımızı temsil edecek millî takımlarımız, üç stilde toplam 30 sporcuyla mücadele edecek. Her bir sıklette ülkemizi temsil edecek güreşçilerimizin hedefi, dünyanın en iyileri arasında yer almak ve madalya kürsüsüne çıkmak.
Dünya Şampiyonası, yalnızca madalya kazanılan bir organizasyon değildir. Aynı zamanda ülkelerin güreşteki altyapısını, sporcu yetiştirme sistemini, teknik ekiplerini, hazırlık süreçlerini ve uzun vadeli hedeflerini ortaya koyan önemli bir sınavdır.
Bizler de 57 yıllık güreş birikimimizle bu büyük organizasyona bakarken yalnızca sonuçları değil, sonuçların arkasındaki emeği, sistemi ve geleceği de değerlendirmek durumundayız.
1. GREKOROMEN STİL:
TECRÜBE, MÜCADELE VE SORUMLULUK
Millî takım kadromuz
55 kg: Ömer Halis Recep
60 kg: Enes Başar
63 kg: Kerem Kamal
67 kg: Murat Fırat
72 kg: Cengiz Arslan
77 kg: Ahmet Yılmaz
82 kg: Yüksel Sarıçiçek
87 kg: Ali Cengiz
97 kg: İbrahim Tığcı
130 kg: Rıza Kayaalp
Teknik kadro
– Teknik Direktör: Şaban Donat
– Antrenör: Hamdi Erarslankılıç
– Antrenör: Yusuf Düzer
– Antrenör: Atakan Yüksel
– Antrenör: Seyed Mohammad Foad Seyed Rahmani
– Masör: Hakan Başar
Grekoromen güreş, Türk güreşinin tarihsel başarılarında özel bir yere sahiptir. Olimpiyatlarda ve dünya şampiyonalarında elde ettiğimiz madalyalar, bu stilin ülkemiz açısından taşıdığı önemi açıkça ortaya koymaktadır. Astana’da 55 kilodan 130 kiloya kadar on sıklette mücadele edecek sporcularımızın her biri, kendi sıkletinde zorlu rakiplerle karşılaşacak.
Enes Başar, Kerem Kamal, Murat Fırat
Ahmet YILMAZ, Ali Cengiz ve Cengiz Arslan
Ve Yüksel Sarıçiçek ile İbrahim Tığcı gibi uluslararası tecrübesi bulunan sporcularımızın yanı sıra diğer millî güreşçilerimizin de hazırlık dönemindeki çalışmalarını mindere yansıtmaları büyük önem taşıyor.
Kaptan
Rıza Kayaalp: Tecrübe ve büyük hedef
130 kiloda ülkemizi temsil edecek Rıza Kayaalp, Türk güreşinin uluslararası alandaki en önemli isimlerinden biridir. Avrupa şampiyonalarında kazandığı 13 altın madalyayla rekor kıran millî güreşçimiz, Astana’da da ağır sıkletin dikkat çeken isimleri arasında bulunuyor.
Ancak Dünya Şampiyonası’nın kendine özgü zorlukları vardır. Rakiplerin hazırlıkları, kura, maç içindeki taktikler, fiziksel dayanıklılık ve psikolojik direnç sonuçlara doğrudan etki eder. Rıza Kayaalp’in tecrübesi, takımımız için önemli bir değer. Bununla birlikte grekoromen takımımızın başarısını yalnızca bir sporcunun performansıyla değerlendirmek doğru olmaz.
On sıkletin tamamında verilecek mücadele, takımın genel durumunu ortaya koyacaktır.
Temel beklentimiz: Her sporcumuzun sıkletine ve rakibine uygun taktikle, yüksek mücadele gücüyle ve son ana kadar kazanma iradesiyle minderde yer almasıdır.
Haydi hayırlısı..
2. KADINLAR GÜREŞİ:
YÜKSELEN GÜCÜMÜZÜN YENİ SINAVI
Millî takım kadromuz
50 kg: Evin Demirhan Yavuz
53 kg: Zeynep Yetgil Kamal
55 kg: Tuba Demir
57 kg: Elvira Süleyman
59 kg: Bediha Gün
62 kg: Sevim Akbaş
65 kg: Ayşe Erkan
68 kg: Nesrin Baş
72 kg: Buse Çavuşoğlu
76 kg: Kadriye Koçak
Teknik kadro
– Teknik Direktör: Ayhan Sucu
– Antrenör: Erhan Dik
– Antrenör: Zeynep Yıldırım
– Antrenör: Namık Korkmaz
– Fizyoterapist: Dilara Sungur
– Psikolog: Seda Nur Aktaş Budaklı
Kadınlar güreşi, ülkemizin uluslararası alanda önemli başarılar elde ettiği ve geleceğe yönelik beklentilerin giderek arttığı bir alan.
Yasemin Adar’ın açtığı tarihsel başarı yolunda Evin Demirhan Yavuz, Nesrin Baş ve Buse Çavuşoğlu gibi sporcularımızın uluslararası tecrübeleri, kadın güreşimizin gelişimi bakımından önem taşıyor.
Bunun yanında Zeynep Yetgil Kamal, Bediha Gün ve diğer millî güreşçilerimizin de kendi sıkletlerinde gösterecekleri performans, takımımızın genel başarısına katkı sağlayabilir.
Kadın güreşinde sürdürülebilir başarı için yalnızca büyük şampiyonalara katılmak yeterli değildir. Küçük yaşlardan itibaren başlayan sistemli eğitim, kulüp çalışmaları, doğru antrenman planlaması, uluslararası müsabaka tecrübesi ve sporcuların fiziksel-psikolojik gelişiminin birlikte yürütülmesi gerekir.
Kadın millî takımımızın teknik kadrosunda antrenörlerin yanı sıra fizyoterapist ve psikoloğun da bulunması, performans hazırlığının farklı uzmanlık alanlarıyla desteklenmesinin önemini hatırlatıyor.
Özellikle Dünya Şampiyonası gibi üst düzey organizasyonlarda maç öncesi hazırlık, müsabaka sırasında taktik değişiklikleri, toparlanma ve psikolojik dayanıklılık bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Kadın güreşimiz açısından hedefimiz; kazanılan başarıları korumak, yeni dünya şampiyonları yetiştirmek ve uluslararası alandaki sürekliliği sağlamaktır.
3. ERKEKLER SERBEST STİL: HER SIKLETTE ZORLU MÜCADELE
Millî takım kadromuz
57 kg: Muhammet Karavuş
61 kg: Emrah Ormanoğlu
65 kg: Ahmet Duman
70 kg: Ferhat Kılıç
74 kg: Cüneyt Budak
79 kg: Okan Tahtacı
86 kg: İsmail Küçüksolak
92 kg: Fatih Altunbaş
97 kg: Alperen Tokgöz
125 kg: Hakan Büyükçıngıl
Teknik kadro
– Teknik Direktör: Soner Demirtaş
– Antrenör: İsak Irbaıkhanov
– Antrenör: Yasin Bolat
– Antrenör: Batuhan Demirçin
– Masör: Osman Köse
– Doktor: Said Greev
– Kondisyoner: Muhammet Cihangir Yıldız
– Fizyoterapist: Süleyman Akkaya
Erkekler serbest stil, uluslararası güreşte rekabetin son derece yüksek olduğu alanlardan biridir.
Amerika Birleşik Devletleri,Rusya, İran, Japonya ve diğer güçlü güreş ülkelerinin sporcu yetiştirme sistemleri, her sıklette zorlu bir mücadele ortamı oluşturuyor.
Millî takımımız 57, 61, 65, 70, 74, 79, 86, 92, 97 ve 125 kilolarda mücadele edecek.
Serbest stilde sürat, kuvvet, dayanıklılık, teknik çeşitlilik ve müsabaka içindeki doğru kararlar belirleyici unsurlardır. Rakibin ataklarını karşılamak kadar, doğru zamanda hücuma geçmek ve puan üstünlüğünü korumak da önemlidir.
Takımımızın teknik kadrosunda antrenörlerin yanında doktor, masör, kondisyoner ve fizyoterapistin bulunması, müsabaka hazırlığının farklı boyutlarını ortaya koyuyor.
Emrah Ormanoğlu, Muhammed KARAVUŞ, Fatih Altunbaş ve..
Böylesine yoğun bir şampiyonada sporcuların fiziksel durumlarının takip edilmesi, maçlar arasındaki toparlanmanın sağlanması ve her rakibe göre taktik hazırlık yapılması gerekir.
Burada özellikle vurgulamak istediğimiz konu şudur: Dünya Şampiyonası’nda başarı, yalnızca minderde geçirilen birkaç dakikanın sonucu değildir. O dakikaların arkasında aylarca, hatta yıllarca sürdürülen bir hazırlık vardır.
Serbest stil takımımızın her sıklette ortaya koyacağı mücadele, hem bireysel sonuçlar hem de Türk güreşinin uluslararası konumu bakımından dikkatle izlenmelidir.
Diğer iki stile göre daha genç bir kadroya sahip..Sürprizler bekliyoruz.
Astana’da ülkemizi temsil edecek 30 millî sporcumuzun bulunması, üç stilin tamamında dünya şampiyonası mücadelesi vereceğimiz anlamına geliyor.
Her üç takımda da bütün sıkletlerin temsil edilmesi, organizasyona geniş bir katılım sağlandığını gösteriyor.
Ancak kadro sayısı tek başına başarı ölçüsü değildir. Kadroların gerçek değerlendirmesi için sporcuların yaşları, son yıllardaki uluslararası dereceleri, sağlık durumları, sezon içindeki performansları, dünya sıralamaları ve kura sonuçları birlikte incelenmelidir.
Bu nedenle, sporcularımızın isimlerine bakarak kesin madalya tahminleri yapmak yerine, her bir güreşçimizin kendi sıkletinde ortaya koyacağı performansı değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Tecrübe ve gençlik dengesi
Dünya şampiyonalarında deneyimli sporcuların katkısı kadar, genç güreşçilerin üst düzey organizasyonlarda kazandığı tecrübe de önemlidir.
Genç bir sporcu ilk Dünya Şampiyonası’nda madalya kazanabilir; tecrübeli bir sporcu ise zorlu bir kura nedeniyle beklediği sonuca ulaşamayabilir. Bu nedenle sonuçları yalnızca yaş veya geçmiş başarılarla açıklamak mümkün değildir.
Asıl önemli olan, sporcuların gelişim çizgisini takip etmek ve her organizasyondan elde edilen bilgileri sonraki hazırlık dönemine aktarabilmektir.
Astana’da kazanılacak her madalya değerlidir. Madalya gelmese bile doğru analiz edilen bir müsabaka, gelecek organizasyonlar için önemli dersler taşıyabilir.
5. MADALYA HEDEFİ KADAR SİSTEM DE ÖNEMLİ
Türk güreşinin köklü bir geçmişi ve uluslararası alanda önemli bir başarı birikimi var. Bu mirası korumak ve geliştirmek, yalnızca millî takımların şampiyonalardaki performansına bırakılamayacak kadar büyük bir sorumluluktur.
Başarının temel taşları şunlardır:
Altyapı: Güreşe yeni başlayan çocukların doğru teknikle yetiştirilmesi, yeteneklerinin erken dönemde belirlenmesi ve spor sevgisinin geliştirilmesi.
Kulüpler: Sporcuların düzenli antrenman yapabildiği, antrenörleriyle uzun vadeli çalışma yürütebildiği ve müsabaka tecrübesi kazandığı güçlü bir kulüp yapısı.
SEM ve TOHM: Yetenekli sporcuların eğitim, barınma, beslenme, sağlık ve sportif gelişim ihtiyaçlarının uygun biçimde karşılanması.
Millî takım hazırlıkları: Kamp programlarının bilimsel verilere göre planlanması, uluslararası rakiplerin analiz edilmesi ve sporcuların sıkletlerine uygun hazırlık süreçlerinin yürütülmesi.
Teknik ekipler: Antrenör, doktor, fizyoterapist, kondisyoner, psikolog ve diğer uzmanların koordinasyon içinde çalışması.
Uluslararası tecrübe: Genç ve büyük sporcuların yeterli sayıda nitelikli uluslararası müsabakaya katılması ve farklı güreş ekollerini tanıması.
Performans analizi: Her müsabakanın teknik ve taktik açıdan incelenmesi, eksiklerin belirlenmesi ve elde edilen verilerin sonraki hazırlık dönemine aktarılması.
Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik, uzun vadede sonuçları etkileyebilir.
Dolayısıyla Astana’da alınacak sonuçlar, yalnızca sporcularımızın başarısı veya başarısızlığı olarak görülmemeli; hazırlık sistemimizin güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini anlamak için de değerlendirilmelidir.
6. ASTANA’DAN GELECEĞE BAKIŞ
Büyükler Dünya Şampiyonası, bir sezonun en önemli sınavlarından biri olduğu kadar geleceğe ilişkin planlamalar açısından da önemli bir fırsattır.
Dünya güreşinde rekabet sürekli gelişiyor. Sporcuların fiziksel kapasiteleri artıyor, teknik uygulamalar çeşitleniyor ve müsabaka analizleri daha ayrıntılı hâle geliyor.
Türk güreşinin bu yarışta güçlü kalabilmesi için geçmiş başarılarımızla gurur duyarken yeni nesilleri yetiştirmeyi de ihmal etmemeliyiz.
Dünya şampiyonları yetiştirmek, yalnızca yetenekli bir sporcuyu bulmakla mümkün olmaz. O yeteneği doğru antrenörle buluşturmak, uygun çalışma ortamını sağlamak, bilimsel yöntemlerle geliştirmek ve uluslararası rekabete hazırlamak gerekir.
Her olimpiyat madalyasının arkasında kulüplerin, antrenörlerin, ailelerin, yöneticilerin, sağlık ekiplerinin ve sporcuların yıllara yayılan emeği bulunur.
Astana’da mindere çıkacak millî güreşçilerimiz de bu büyük emeğin temsilcileridir.
SON SÖZ: YOLUMUZ AÇIK,
MİNDERİMİZ GÜÇLÜ OLSUN!
24 Ekim–1 Kasım tarihleri arasında Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenecek Büyükler Dünya Güreş Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edecek 30 millî sporcumuza, teknik direktörlerimize, antrenörlerimize ve bütün teknik ekiplerimize başarılar diliyoruz.
Temennimiz; sporcularımızın sağlıkla mindere çıkmaları, mücadelelerini en iyi şekilde ortaya koymaları, ay-yıldızlı bayrağımızı gururla temsil etmeleri ve İstiklâl Marşı’mızı dinletme mutluluğunu yaşamalarıdır.
Madalya kazananları elbette sevinçle karşılayacağız. Ancak bu büyük organizasyonda ülkemiz adına mücadele eden her sporcumuzun emeğini de takdir edeceğiz.
Çünkü Türk güreşinin geleceği, yalnızca şampiyonlardan değil; şampiyon yetiştiren güçlü bir sistemden geçiyor.
Astana’da mindere çıkacak bütün millî güreşçilerimize başarılar diliyoruz.
Zorlu bir Dünya Şampiyonası bizi bekliyor.
Astana’da ay-yıldızlı bayrağımızın dalgalanması, İstiklâl Marşı’mızın dinletilmesi dileğiyle…
Millî takımlarımıza Astana’da gönülden başarılar diliyoruz.
Allah yar ve yardımcıları olsun.
Güreşiyorum…
Ata KARATAŞ
22 Ekim 2026
Not;
Cuma günü
Dünya Güreş Birliği Kongresi
09.00/14.00 Arası yapılacak.
