Güreşiyorum Gelenekler 3. Bölüm Cazgır Mustafa Sarı

GÜREŞİYORUM / GELENEKLER 3.BÖLÜM
CAZGIR MUSTAFA SARI; Cazgır – Antrenör – İl Temsilcisi – Organizasyon
“Davul, zurna çaldıkça…”

Mustafa SARI hocamızın özellikleri oldukça fazla. O, Türk güreşinin görünmeyen kahramanlarından biri.
İşini severek yapıyor. Öylesine severek yapıyor ki zaman zaman kendinden geçiyor. Gerek tribünleri gerekse pehlivanları manidar nağmeleriyle coşturan, işinin ehli cazgırlarımızdan.

Onun dilinden dökülen şu dizeler, aslında hem pehlivana hem de er meydanına verdiği değeri anlatıyor:
«“İçerini hırs, heyecan aldıkça,
Güreşi verir mi çaresi oldukça,
Ölmedikçe senin dirin pehlivan.”»

Mustafa SARI…
Karakucak güreşlerinin yanı sıra aba güreşi, şalvar güreşi ve diğer geleneksel güreşlerimizin yaşatılmasına katkı sunan, yıllara meydan okuyan emektarlardan biri.
Karakucak güreşlerinde ve er meydanlarında coşkulu manileriyle tanınan Mustafa SARI; Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen karakucak güreşlerinde pehlivanları salavatlarla meydana çağıran, sesiyle er meydanına ayrı bir heyecan katan bir isim olarak “Cazgır Mustafa SARI” diye nam salmış durumda.

CAZGIR…
Hazır konumuz Mustafa hocamız ve dolayısıyla “cazgır” olunca, biraz da cazgırlık geleneğinden söz edelim.
Yağlı güreş, karakucak ve diğer geleneksel güreşlerde; pehlivanları, zaman zaman da izleyicileri tanıtan, maniler ve dualarla meydanı coşturan, pehlivanları güreşe davet eden cazgırlarımıza aynı zamanda “salavatçı” da deniliyor.

Er meydanının olmazsa olmaz unsurlarından biri olan cazgır, yalnızca mikrofonu eline alan kişi değildir.
O; meydanın sesi, nefesi, heyecanı ve geleneğin taşıyıcısıdır.
Cazgır deyince akla gelen isimler arasında;
Rahmetli Mustafa ŞİRİN (Şirin Baba) – Balıkesir,
ondan görevi devralan efsane Şükrü KAYABAŞ – Babaeski,
rahmetli Pele MEHMET – İznik,
Osman FİLİZ – Adapazarı,
Mustafa BURSALI – Çorum ve
Emin GER – Antalya…
Emin GER de “er meydanının efsanesi” olma yolunda başarıyla ve istikrarlı biçimde ilerliyor.

Yine;
Sadık Hoca (Atılgan) – Edirne,
Şerif Ali ESEN – Manisa,
Osman ÇAYIR – Balıkesir,
Bülent TURA – İznik,
Ergun SEVİNDİ – Edirne,
Salih BOZAN – Antalya,
Sebahattin ERDOĞAN – Karamürsel,
Mehmet BAYRAM – Amasya,
Bünyamin ATAK – Tokat,
Mustafa SARI – Mersin ve daha niceleri…
Liste uzayıp gidiyor.
Her biri, farklı yörelerde farklı ezgilerle aynı geleneğin yaşamasına katkı sunuyor.

MUSTAFA SARI’NIN GÜREŞ YOLCULUĞU
Mustafa SARI, cazgırlık yapmadan önce kendisi de uzun yıllar aktif olarak güreş yaptı.

1975-1991 yılları arasında, toplam 17 yıl boyunca güreşin içerisinde yer aldı.
Bu süreçte minikler, yıldızlar ve gençler kategorilerinde; serbest, grekoromen ve karakucak güreşlerinde mücadele etti.

Bu uzun sporculuk döneminde;
3 kez Türkiye Şampiyonluğu,
2 kez Türkiye İkinciliği ve
3 kez Türkiye Üçüncülüğü elde etti.
Yani bugün er meydanında pehlivanı coşturan cazgır Mustafa SARI, geçmişte o meydanların ve minderlerin üzerinde ter döken bir güreşçiydi.

GÜREŞÇİ BİR AİLENİN EVLADI
Mustafa SARI, 1966 yılında Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Bahşiş beldesinde dünyaya geldi.

İlköğretim ve ortaokulu Huzurkent Kasabası’nda tamamladı. 1984 yılında Tarsus Kasım Ekenler Ticaret Meslek Lisesinden mezun oldu. 1997 yılında ise Sosyal Bilimler Ön Lisans eğitimini tamamladı.

Güreş onun için sadece bir spor değildi.
Babası merhum Zekeriya SARI, döneminin Mersinli güreş antrenörlerinden biriydi.
Şampiyon güreşçi amcası Mehmet SARI da ailenin güreş geleneğinin önemli isimlerindendi.
Dolayısıyla Mustafa SARI, güreşçi bir ailenin içerisinde yetişti.

1975-1980 yılları arasında Mersin İdmanyurdu Spor Kulübü Güreş Takımında, antrenörlüğünü merhum babası Zekeriya SARI’nın yaptığı ekipte güreşti.
1981-1983 yılları arasında Tarsus Çukurova Sanayi Güreş Takımında, şampiyon güreşçi amcası Mehmet SARI’nın yönetiminde çalışmalarını sürdürdü.

1984-1988 yılları arasında Konya Şekerspor Kulübü Güreş Takımında, merhum Duran KOÇAK ve Erdoğan KOÇAK’ın antrenörlüğünde güreşti.
1989-1990 yıllarında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karagücü Spor Kulübü Güreş Takımında, antrenörü Mehmet AYHAN’ın yönetiminde mücadele etti.
1990-1991 yıllarında ise Konya MEDAŞ Spor Kulübünde, antrenörü Seyit EFE’nin yönetiminde güreş hayatını sürdürdü.

MİNDERDEN ANTRENÖRLÜĞE
1991 yılında Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlığının açmış olduğu Güreş Antrenörlüğü Kursu ve sınavını başarıyla tamamladı.

Önce 1. Kademe, ardından 2. Kademe Güreş Antrenörü diploması aldı.
Yaklaşık üç yıl Konya’da fahri güreş antrenörü olarak görev yaptı.
Böylece minder üzerindeki tecrübesini, genç güreşçilere aktarmaya başladı.

İL TEMSİLCİLİĞİ VE ORGANİZASYON
Konya Valiliğinin resmi yazılı görevlendirmesiyle 2005-2010 yılları arasında Konya Güreş İl Temsilcisi olarak Türk sporuna hizmet etti.

Bir dönem Türkiye Güreş Federasyonu Organizasyon Kurulu Üyesi olarak da görev yaptı.
Ben de kendisiyle Konya Güreş İl Temsilciliği döneminde tanışmıştım.

Osman ŞANSAL’ın Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlığı döneminde Organizasyon Kurulunda birlikte çalıştık.
Mustafa SARI’nın güreşe olan sevgisini, disiplinini ve organizasyon konusundaki gayretini yakından görme fırsatımız oldu.

MEMURİYETTEN EMEKLİLİĞE
Mustafa SARI, aktif güreş hayatının ardından Konya’nın merkez ilçesi Selçuklu Belediyesi bünyesinde 1992 yılında başladığı memuriyet hayatını 2017 yılına kadar sürdürdü.

1992-1996 yılları arasında zabıta memuru,
1997-2009 yılları arasında zabıta komiser yardımcısı,
2010 yılından itibaren de zabıta amiri olarak görev yaptı.
2017 yılında emekli oldu ve Karaman’a yerleşti.

GÜREŞTEN HİÇ KOPMADI
Emeklilik, Mustafa SARI için güreşten uzaklaşmak anlamına gelmedi.
2017 yılından sonra Mersin Erdemli Belediyespor Güreş Takımında Mustafa ÜNAL ve Mehmet Emre ÜNAL ile birlikte antrenörlük yaptı.

Erdemli’de güreşe destek veren Belediye Başkanı Mustafa KARA ve Erdemli Belediyesi Spor İşleri Müdürü Kamil BORAN’a teşekkür ediyor.
Ayrıca Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanvekili Şahin HOPUR’a, Erdemlili güreşçilere gösterdiği yakın ilgi ve desteklerinden dolayı teşekkürlerini iletiyor.

CAZGIRLIK…
Mustafa SARI’nın hayatında cazgırlığın özel bir yeri var.
Anadolu’nun farklı il, ilçe, kasaba ve köylerinde düzenlenen karakucak, yağlı, şalvar ve aba güreşlerinde; pehlivanları meydana davet ediyor, onları tanıtıyor, manileriyle meydanın coşkusunu artırıyor.

3 Haziran 2026 tarihinde kurulan Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu bünyesinde, Federasyon Başkanı İbrahim Türkiş ve Başkanvekili Şahin HOPUR’un tensipleriyle; federasyonun yıllık faaliyetleri başta olmak üzere, çeşitli kurum ve kuruluşların düzenlediği geleneksel güreş organizasyonlarında Sertifikalı Güreş Cazgırı (Güreş Sunuculuğu) görevini sürdürüyor.
Bu görev, Mustafa SARI için bir meslekten öte, yıllardır içerisinde bulunduğu güreş kültürünün doğal bir devamı.

ER MEYDANLARINDAN ANILAR
Mustafa SARI’nın er meydanlarında unutamadığı çok sayıda anısı var.
Bunlardan biri, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde düzenlenen Eshab-ı Kehf Karakucak Güreşleri sırasında yaşanmış.

Protokole hitaben sunum yaptığı sırada,
arka planda güreşen iki şampiyon ve rakip güreşçi aniden sert bir şekilde kendisine çarpıyor.

Mustafa SARI bir anda sırtüstü yere düşüyor.

Öyle bir düşüş ki…

Tam anlamıyla güreşteki “tuş” pozisyonu!

Kendisinin ifadesiyle, 17 yıllık güreş hayatında hiç böyle tuşla mağlup olmamıştı.
İşte er meydanlarının sürprizi de bu…

“GÜCÜ YETMİYOR!”
Bir başka anısı ise cazgırlığın sadece anons değil, bazen meydandaki tansiyonu düşürmek olduğunu gösteriyor.

Er meydanında iki pehlivan güreşiyor.

Her iki pehlivanın taraftarları da kendi pehlivanlarına taktik verircesine yüksek sesle bağırıyor.

Rakiplerden biri diğerine göre daha çelimsiz ve zayıf.

Mustafa SARI, meydandaki gerginliği biraz olsun azaltmak için anonsuyla taraftarlara sesleniyor:

«“Yahu, boyuna ‘ayağını al’ diye bağırıyorsunuz. Bu pehlivanın elinden gelse rakibinin neredeyse canını alacak ama gücü yetmiyor!”»

Bir anda…

Kahkahalar, alkışlar…

Ve er meydanındaki gerginlik kay boluyor.

İşte cazgırlık biraz da budur.

Meydanın nabzını tutmak…

Gerektiğinde heyecanı yükseltmek, gerektiğinde ise bir cümleyle herkesi tebessüm ettirmek.

MUSTAFA SARI’NIN DİLİNDEN…
«“Bizim memlekette ekerler buğdayla darı,
Onun adını sorarsanız Cazgır Mustafa Sarı…”»
Ve söz yine Mustafa SARI’nın dizelerinde anlam buluyor:
«“Ben cazgırım, er meydanlarında akar terim…
Pehlivanlar, koçyiğitler, haydi Allah kerim…
Davul Köroğlu vursun, peşrev atsın yiğitlerim…
Var olsun devletim, çok yaşasın Türk milletim…”»

BİR CAZGIR PELE MEHMET VARDI…
Mustafa SARI’nın kaleminden, rahmetli Pele Mehmet için yazılan dizeler de bu geleneğin vefasını anlatıyor:

«“Bir Cazgır Pele Mehmet vardı,
Şiirlerine er meydanları dardı.
Yüreği ile atasporuna yârdı.
Rabbine kavuştu koca ustam…

Üç yüz minare ile gelirdi nidaları,
‘Uyuyor musun?’ derken şaha kalkan edaları,
Ay-yıldızlı yürekleri titreten sedaları…
Rabbine kavuştu koca ustam…

Pehlivanlar bayrak misali derdi,
Önce ahde vefayı vasiyet ederdi,
Şükrü Kayabaş’a muhabbet güderdi…
Rabbine kavuştu koca ustam…”»

Bu dizeler sadece bir cazgırı anlatmıyor.

Aynı zamanda bir geleneğin, bir vefanın ve kuşaktan kuşağa aktarılan güreş kültürünün izlerini taşıyor.

SON SÖZ

Mustafa SARI…

Minderde ter dökmüş bir güreşçi.

Antrenörlük yapmış bir hoca.

Konya Güreş İl Temsilciliği görevinde bulunmuş bir yönetici.

Organizasyonlarda görev almış bir emekçi.

Ve bugün…

Er meydanlarının sesi olan bir cazgır.

Güreşin yalnızca madalyadan, şampiyonluktan ve kürsüden ibaret olmadığını anlatan güzel örneklerden biri.

Çünkü Türk güreşinin bir de görünmeyen kahramanları var.

Pehlivan meydana çıkmadan önce meydanı hazırlayanlar…

Pehlivanı tanıtanlar…

Davulun, zurnanın ve salavatın arasında gelenekleri yaşatanlar…

Ve en önemlisi, er meydanının ruhunu gelecek nesillere taşıyanlar.

Mustafa SARI da onlardan biri.

16 AĞUSTOS’A DOĞRU…

33 ülkenin katılımıyla düzenlenmesi planlanan 2. Karakucak Güreşi Dünya Şampiyonası, 16 Ağustos 2026 tarihinde Ankara Keçiören’de gerçekleştirilecek.

Türk güreşinin köklü geleneklerinden karakucak, bir kez daha dünya güreşçilerini Anadolu’nun er meydanında buluşturacak.

Davul, zurna çaldıkça…

Pehlivanlar er meydanına çıktıkça…

Cazgırların sesi duyuldukça…

Gelenekler yaşamaya devam edecek.

Nasip olursa,

Güreşiyorum / Gelenekler 4. Bölüm’de görüşmek üzere…

Ata KARATAŞ / Sarıyer

Benzer Haberler

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Haberi Paylaş

spot_img

Son Haberler

Bülten

Güncel kalmak için abone olun