Güreşiyorum Gelenekler 7. Bölüm Mustafa LAGAP

GÜREŞİYORUM-GELENEKLER/ 7. Bölüm: MUSTAFA LAGAP
Güreşçi – İdareci – Organizasyon Komitesi Başkanı – Spor Yöneticisi
Üç Kuşaktan Gelen Güreş Sevdası…
Bazı insanlar vardır; güreş onlar için yalnızca minder üzerinde yapılan bir spor değildir.
Güreş, hayatlarının bir parçası, dostluklarının merkezinde ve gelecek nesillere bırakmak istedikleri bir gelenektir.
Mustafa LAGAP da işte böyle isimlerden biri.

1976 yılında Kahramanmaraş’ta, sekiz kardeşli bir ailenin ortanca çocuklarından biri olarak dünyaya geldi. Babası, memleketinde köylerde güreşen bir pehlivandı. Ailesiyle birlikte 1978 yılında İzmir’e taşındı.
İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini İzmir’de tamamladı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Güreş Antrenörlüğü Bölümü’nden mezun oldu. Daha sonra İstanbul Nişantaşı Üniversitesi’nde Spor Yöneticiliği alanında yüksek lisans yaptı.

Minderle İlk Buluşma
Mustafa LAGAP’ın güreşle tanışması 1991 yılında, lise birinci sınıfta gerçekleşti.
Okul çıkışında otobüs durağında beklerken, dönemin Tariş Güreş Kulübü antrenörlerinden Gürsel DEĞİRMENCİ tarafından tesadüfen fark edildi.
Fiziksel yapısının güreşe uygun olduğunu gören Gürsel Hoca, kendisini güreş salonuna davet etti.
Böylece başlayan yolculuğunun ilk durağı Tariş Güreş Kulübü oldu.

1996 yılında ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’ne transfer oldu.
Asıl branşı grekoromen güreş olmakla birlikte serbest ve yağlı güreşte de mücadele etti. Kendi yaş kategorilerinde Türkiye şampiyonlukları ve uluslararası organizasyonlarda dereceler elde etti.

Üniversitelerarası Türkiye Güreş Şampiyonalarında önemli başarılar kazandı. Grekoromen güreşçi olmasına rağmen üniversitelerarası serbest güreş Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye ikinciliği elde etmesi de çok yönlülüğünün güzel bir göstergesiydi.
Güreş sevgisi ise aktif sporculuk yıllarıyla sınırlı kalmadı.

Veteranlar Millî Takımı
Minderden hiçbir zaman tamamen kopmadı.
2024 yılında Hırvatistan’da düzenlenen Veteranlar Grekoromen Güreş Dünya Şampiyonası’nda, yaşadığı sakatlığa rağmen 100 kiloda dünya üçüncüsü oldu.
Bu derece, onun için yalnızca bir madalya değildi.
Güreşten kopmamanın, mücadele etmenin ve minder sevgisinin bir ifadesiydi.

Sporculuktan Yöneticiliğe
Mustafa LAGAP, aktif sporculuğunun yanında ve sonrasında spor yöneticiliğinde de önemli sorumluluklar üstlendi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nde çeşitli kademelerde görev yaptı; asbaşkanlık ve başkanlık görevlerinde bulundu.

Bugün ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nde Başkan Danışmanı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil TUGAY’ın Spor Danışmanı olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye Güreş Federasyonu bünyesinde ise Organizasyon Komitesi Başkanlığı görevini yürütüyor.
İzmir’de Güreş İçin Üreten Bir Ekip
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kültür Dairesi Başkanı Berkant ALPTEKİN ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Genel Sekreteri Özgür PEHLİVAN ile birlikte güreş adına çeşitli projeler üzerinde çalışıyor.

Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri, İzmir’de üç güreş salonunun yapımının devam ediyor olmasıdır.
Mustafa LAGAP’ın göreve gelmesinin ardından, Türk güreşinin ve İzmir’in unutulmaz şampiyonlarından Celal ATİK’i anma müsabakaları da organize edildi.
Hedef ise bu organizasyonu daha da büyüterek uluslararası bir turnuva haline getirmek.

Burada dikkat çeken bir başka güzellik de geçmişle bugün arasında kurulan bağdır.
İzmir güreşinin söz sahibi olmuş eski isimleri; Erol MUTLU, Hüsnü ORAL, Gürsel DEĞİRMENCİ, Hanifi CENGİZ, Burhan IŞIK, Mükerrem KIYI , Ramazan Savranbaşı
Mehmet Durmaz, Necip Kalkan, Kenan Kızılboğa, İrfan Can ve diğer..

ve daha birçok değerli isim organizasyonlara davet edilerek onore ediliyor.
Çünkü gelenek, sadece geleceği düşünmek değil; geçmişe de vefa göstermektir.

Güreşçiye Dokunmak
Mustafa LAGAP’ın güreş anlayışının önemli taraflarından biri de genç güreşçilere verdiği destek.
Yıllar içerisinde imkânları ölçüsünde birçok güreşçiye maddi ve manevi katkı sağladı.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde güreş yapan minik ve genç sporcuların spor malzemesi ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı oldu. Organizasyonlarda sporcuların ve güreş severlerin yanında olmaya gayret etti.

Eğitim hayatını sürdüren gençlere de imkânları ölçüsünde destek vermeyi sürdürdü.
Burada önemli olan, sporcunun aldığı dereceden çok güreşe gönül vermesi ve gerçekten ihtiyaç sahibi olmasıydı.
İşte bu yaklaşım, güreşin sadece madalyadan ibaret olmadığını gösteriyor.

Üç Kuşak, Tek Sevda
Mustafa LAGAP’ın hikâyesini daha anlamlı kılan bir başka özellik ise üç kuşaklık güreş geleneği. Dedesi değil, babası Kahramanmaraş’ta köylerde güreşen bir pehlivandı. Mustafa LAGAP ise 1991 yılından bu yana, yani yaklaşık 35 yıldır güreşin içerisinde. Önce sporcu olarak minderlerde mücadele etti; ardından yönetici ve organizatör olarak güreşe hizmet etmeye devam etti.

Şimdi ise 16 yaşındaki oğlu güreşçi ve millî sporcu olarak yoluna devam ediyor. Oğlu Sporcu Eğitim Merkezi’nde güreş eğitimini sürdürüyor. Dededen babaya, babadan oğula uzanan üç kuşaklık bir güreş geleneği…

Güreşin en güzel taraflarından biri de işte budur.
“Güreşin Hastası…”

Mustafa LAGAP’ı yakından tanıyan Uluslararası 1. Kategori Hakemimiz ve Merkez Hakem Komitesi üyemiz Abdullah POLAT, onu şu sözlerle anlatıyor:
«“Güreşin hastası. Güreşi ve güreşçiyi seven; bir güreş olduğunda işinden ve ailesinden feragat edip oraya gitmeye çalışan, ülkenin bayrağının dalgalandığı organizasyonlara gururla koşan ve elinden gelen her şeyi yapmaktan asla imtina etmeyen biri.”»
Belki de Mustafa LAGAP’ı anlatan en güzel cümlelerden biri bu.
Çünkü bazı insanlar güreşi anlatır.
Bazıları güreşi yönetir.
Bazıları güreşe destek olur.
Ama bazıları için güreş bir hayat biçimidir.

Mustafa LAGAP da 1991 yılında başladığı bu yolculukta; minderde güreşçi, masada yönetici, organizasyonda sorumlu, gençlerin yanında destekçi ve bugün üçüncü kuşağa ulaşan bir güreş ailesinin parçası olarak yoluna devam ediyor.
Güreşin dününü unutmadan, bugününü yaşayarak ve yarınını düşünerek…
Gelenek dediğimiz de tam olarak bu değil mi?
Minderden gelecek nesle bir yol bırakmak…

Yazımızı; Daha önce Güreşiyorum /Portreler ‘de dile getirdiğimiz İzmir ile ilgili değerli insanlarımızı anarak bitirelim.
İzmir ve Türk Güreşi Portreleri; Muhlis Tayfur (234. Bölüm): 1948 Londra Olimpiyatları ve 1947 Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanarak Türk güreş tarihine adını yazdıran, İzmirli unutulmaz şampiyon ve teknik adam. Gürcan Akgül (230. Bölüm): Uzun yıllardır İzmir Güreş İl Temsilcisi olarak görev yapan, emniyet mensubu ve güreşe emek veren değerli isim. Korkusuz Kardeşler (255. Bölüm): İzmir Menemen doğumlu, tıp, hukuk ve bürokrasi alanlarında önemli yerlere gelen güreşçi Korkusuz kardeşler (Dr. Hüseyin Korkusuz, Mehmet Serdar Korkusuz, Prof. Dr. Mehmet Refik Korkusuz). İzmir’de Güreş Emekçileri (135, 136, 137. ve 300. Bölümler): Hanefi (Fatih) Cengiz, Ahmet Taçyıldız, Mahmut TOSUN, Ergüder BEKİŞDAMAT, Muhammed ÖZTÜRK, Dr. Güven UÇKAN, Erdoğan KARAALİ, Abdurrahim İPEK, Zekai BAYKARA, Şaban Karataş, Sedat Dumlu, Süleyman KARAMAN, İsmail ve Ahmet GÖZE, A. Samet Uğurli ve Cengiz Papağan gibi İzmir’in minderlerine ve Türk güreşine hizmet etmiş pek çok kıymetli isim…..

GÜREŞİYORUM / GELENEKLER
7. Bölüm: Mustafa LAGAP
Güreşçi – İdareci – Spor Yöneticisi – Organizasyon Komitesi Başkanı
Güreşin içinde kalmak, güreşe hizmet etmektir.
8. Bölümde buluşmak üzere…

Ata KARATAŞ
22 Ağustos 2026 – Sarıyer

Benzer Haberler

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Haberi Paylaş

spot_img

Son Haberler

Bülten

Güncel kalmak için abone olun