Güreşiyorum 5. Bölüm/664 .KIRKPINAR. “Edep, ahlak, yiğitlik ve mücadele.2006 Yılında Kırklareli Gençlik ve Spor Müdürlüğü’ de göreve başlayınca Ser had şehrimiz Edirne’ ye; Dünyanın mekan açısından en büyük Camisi (Merkezi Kubbe sistemi ) olan Mimar Sinan’ın Ustalık eseri Selimiye Camii ve olmazsa olmaz olan tutkumuz Kırkpınar’ ı bazen kendimiz, bazen değerli dostlarımız ile gittik.
Hani derler ya ! Görmeden, yaşamadan anlatılmaz diye..
Bu yılda nasip olursa Cumartesi yola çıkmayı planlıyoruz.
Yedi asırlık müthiş bir gelenek ve kültür. Kırkpınar’ ı sevmek genlerimizde var.
Her yıl dizi halinde birkaç bölümle de olsa ahde vefamızı yerine getirmeye gayret ederiz. Bu gün beşinci bölümde değerli dostumuz AA Spor müdürü Ersin ŞEYHAN ‘ ın dün kaleme aldığı bir makalesini sizlerle paylaşmak istedik.
“Edep, ahlak, yiğitlik ve mücadele Er Meydanı 664. kez kuruluyor…
Dualarla, salavatlarla başlayan kıyasıya bir rekabet.
Kel Aliço, Koca Yusuf, Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet, Hergeleci İbrahim, Ordulu Mustafa, Ahmet Taşçı, Recep Kara ve daha nice efsane isim…
Rumeli’ye gaza için giden şanlı akıncılarımızdan Ali ve Selim kardeşlerin güreşe tutuşmasıyla başlıyor efsane.
Öyle bir güreş ki saatler güne dönüyor ama bir türlü kardeşler yenişemiyor.
Ve galibi belli olmayan bu zorlu mücadelede iki kardeş çayırda vefat ediyor. Onların anısına tam 663 yıldır kurulan güreş meydanı ve süregelen miras…
Sadece ülkemizin değil dünyanın da en eski spor etkinliklerinden biri.
40’ı başpehlivan, yaklaşık 900 güreşçi
Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde pehlivanlar bir kez daha dualı çayırda,
Er Meydanı’nda kol bağlayacaklar.
40’ı başpehlivan olmak üzere yaklaşık
900 güreşçi rakibinin sırtını yere getirmek için çayırda mücadele verecek.
Elense, tırpan, kaz kanadı, paça kazık, künde, boyunduruk, kurt kapanı, sarma, budama ve daha birçok oyun…
Türkiye’nin en iyi pehlivanları, maharetlerini sergileyecekler ve kutlu kemeri takmaya çalışacaklar.
Kispetler giyilecek, güreşçiler yağlanacak, peşrevler yapılacak, salavatçı cazgırlar manilerle, dualarla Er Meydanı’nı coşturacak.
Ve “Ahlı Kemer”…
Tabi Kırkpınar’ın en çok merak edilen hususlarından biri de bu yıl, “Ahlı Kemer” olarak ünlenen altın kemerin sahibini bulup bulmayacağı…
Kırkpınar’ı üst üste 3 kez kazanan isimlere daimi olarak verilen “Altın Kemer”in son sahibi 1997 yılında yağlı güreşin efsanesi Ahmet Taşçı’ydı.
1990-91 ve 92’den sonra 1995-96 ve 97 yıllarındaki şampiyonluklarıyla iki kez Altın Kemer kazanan Ahmet Taşçı,
2001 yılında üçüncü kez bunu kazanmaya çok yaklaşmışken hakem kararıyla yenik sayılmış ve o günden sonra Altın Kemer hiçbir güreşçiye nasip olmamıştı.
Eğer Antalyalı güreşçi Yusuf Can Zeybek, bu yıl da Kırkpınar’ı kazanırsa hem Altın Kemer’in sahibi olacak hem de “Ahlı Kemer” anlatısı son bulacak.
UNESCO Dünya Kültür Mirası’na dahil edilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri hem ata sporumuz olması hem tarihi ve kültürel mirasımız açısından ülkemizin en kıymetli hazinelerinden biri.
Gelecek nesillere daha güzel aktarabilmek için tüm paydaşların var gücüyle çalışması ve hatta tüm dünyanın ilgisini çekebileceğimiz uluslararası bir etkinlik olmak en büyük gayemiz olmalı.
Dile kolay tam 663 yıldır süregelen bir gelenek…
Ersin Şiyhan / Haber7
https://www.haber7.com/yazarlar/ersin-siyhan/3543893-edep-ahlak-yigitlik-ve-mucadeleer-meydani-664-kez-kuruluyor
